Viski öğrenmek ama iflas etmemek

Viski hayatıma babamın Kıbrıs’a tayin olmasıyla girdi. Sanırım bunun iki sebebi var: birincisi, yaşın tam olarak doğru zamana denk gelmesi. Babamın tayini çıktığında 21 yaşındaydım sanırım. Bünye yeteri kadar sulu Nevizade birası içmiş, minimum para karşılığı maksimum alkolün arandığı salak gençlik günleri geride kalmıştı. Bünyede eksikliği hiçbir zaman hissedilmemiş olan snobluğun üstüne alkolde kalite arama dönemi tam olarak o yaşlarda bir araya geldi bende sanırım. İkinci nedense elbette maddi. KKTC’nin devletin faaliyetlerini vatandaşın içkisinden finanse etmek gibi bir derdi olmadığı için viski gibi pahalı alkollü içkiler daha ucuza alınabiliyordu Kıbrıs’ta, ki hala alınabiliyor.

İşte tam da bu zamanda babamlar tayin olduktan sonra beni İstanbul’a ilk kez ziyarete geldiklerinde 12 yıllık Old Pulteney getirdiler. Hala en sevdiğim viskilerden biri olan bu şişe elbette pek uzun ömürlü olmadı evde.

Daha sonra babamla fena sarmaya çalıştık viski işine, baba/oğul ortak zevkimiz olması en büyük sebep sanırım. Sarmaya çalıştık diyorum, zira tam anlamıyla saramadık: ortalama kalite bir viskinin şişesinin en ucuz yerlerde bile 30 dolardan aşağıya bulunamaması, hem babamlarda hem de bizde viskiyi içenin bir tek ikimiz olması gibi durumlar birlikte değerlendirilince, “bu ay iki tane viski gördüm güzel, alayım hemen” demeniz her ay asgari 100 doları viskiye gömmemiz anlamına geliyor ve baya can sıkıyor. O yüzden baya söylenirdim neden şişeler ekseriyetle 70’lik ya da 100’lük oluyor, az az şişeleseniz kapitalist incileriniz mi dökülür ey viskiciler diye.

Kaç para ulan bi single malt!?!?!!

Her derde deva Ürün elbette bunun da çaresini buldu. Ama baştan bir not düşmem lazım: bildiğim kadarıyla bu opsiyon sadece AB’de geçerli. ABD’de de benzer sistemler olduğundan eminim ama bildiğim kadarıyla Türkiye’de, henüz, böyle bir düzen yok. Ürün bana yılbaşı hediyesi ararken tasting club diye bir şeyle karşılaşmış. Bu abilerin olayı her ay size 25 ml’lik tüp içinde 6 farklı viski göndermeleri. Aylık ücreti kargo dahil 40 avro ödüyorsunuz ve bir sene sonunda toplam 72 farklı viski içmiş oluyorsunuz! Her yurdum insanının aklına geldiği gibi benim de “ulan bunlar red label ayarında viskileri çakmasın!” dedim elbette ama üç aydır çok güzel viskiler geliyor. Bir iki örnek verecek olursam Macallan 12Y, Glenmorangie Quinta Ruban, Laphroaig Triple Wood vs gibi oldukça beğendiğim viskiler geldi.

Aralık ayından itibaren gelenler

Unutmadan söyleyeyim, bir de glencairn tadım kadehi gönderdiler ilk pakette 🙂

Önümüzdeki günlerde umuyordum amatör tadım notlarımı da paylaşacağım.

No Replies to "Viski öğrenmek ama iflas etmemek"

    Leave a reply

    Your email address will not be published.

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.